Portfolyo Hakkında Pek Çok Şey

0
616
views

P

ortfolyo, herhangi bir alandaki çalışmaların yahut belgelerin toplandığı dosyadır. Etimolojisi Yunanca sayfa ve taşımak sözcüklerine dayanır. Üç ana bölümden oluşur: özgeçmiş, ürünler ve yansıtma.

Gereklidir çünkü nasıl ki bir reyona baktığınızda yan yana bir ürünün tüm markalarını görebiliyorsanız, sizin portföyünüze bakıldığında size dair her şey görülebilir kılar. Bu size iş görüşmelerinde vakit kazandırmanın yanı sıra çok farklı yönlerinizi tek bir bütün şeklinde karşı tarafa sunabilmenizi sağlar.

Peki, bir reklamcının portfolyosu nasıl olmalı?

Çalışmalarınızı biraraya getirdiğiniz, belli standartlara göre organize etmemiz, sistemli, amaçlı ve anlamlı bir kolekson oluşturmanız gerekli. Bu koleksinyonda nasıl düşündüğünüzü göstermek için hazırladığınız 20-25 sayfalık spekülatif reklamlar yer almalı.

Portföyünüz kariyerinizde üzerinde çalışacağınız en önemli parça olacaktır. O sizin kapıdaki ayağınız, özgeçmişiniz, ajansınız, sözcünüz ve kariyenizdeki dev yol ayrımıdır.

Ne tür bir porföy olacağının ve nasıl görüneceğinin ilk etapta bir ehemmiyeti yok. Mühim olan içinde ne olacağı.

İşte bunun hakkında bazı tavsiyeler…

puzzle-icon

Eğer bir yazarsanız, gelecek vaat eden bir sanat yönetmeni ile birlikte

çalışın. Eğer sanat yönetmeniyseniz anlaşabileceğiniz bir yazar bulun.

Birbirinizin yeteneklerine ihtiyacınız var ve birlikte birbirinizin eksiklerini kapatabilirsiniz. Elbette seçtiğiniz insanların enerjik ve girişken olmasına önem vermeniz gerek. İyi bir ekip

birbirinin enerjisini yükseltebilmeli. Aynı anda umutsuzluğa kapıldığınız kişilerle olmaz.

İyi bir portföy için uzun ve çetin bir savaş vermeniz gerekir.

Portföyü inceleyen yaratıcı yönetmenler fikirlerinizde kalite arayacaktır. El yazısıyla yazılmış başlıklar ve kalemle yapılmış çizimler mecbur kalındığında verilebilir fakat elbette, grafik programlarıyla desteklenmiş görüntüler çalışmanızı daha cazip kılacaktır.

Her şeyi unutsanız bile şunu unutmayın: fikrinizi mükemmeştirmek için zaman harcayın, uygulamak için değil.

Ödül yıllıkları üzerinde çalışın. Okuyun, öğrenin, ezberleyin. Eski yeni her şeyi inceleyin. Tasarım modası geçer ama klasik reklam yapıları aynı kalır. Reklamları neyin başarılı yaptığını görün. Onları parçalarına ayırın. Tekrar birleştirin.

İlk portföyünüz için basılı reklama yönlenin. Basılı reklamlar yeterince zordur ve yaratıcı yönetmenlerin çoğu; basılı reklamlarda konsept bazında düşünebilirseniz, bir gün aynı şeyi TV ve radyoda da yapmayı öğrenebileceğiniz konusunda hemfikirdirler. Bir portföydeki TV reklamı çizimleri ve radyo senoryoları kendilerini çok yavaş gösterirler. En iyisi birbiri ardına, basılı reklam fikirlerini hızla sunan, güçlü bir portföye sahip olmaktır.

Başlamanın bir yolu da yapılmış reklamları tekrar yapmaktır. Elinizin altındaki dergilerin sayfalarını açın ve kötü bir reklam arayın.  Ana metnin içine gömülmüş fikri bulun, tekrar dışarı çıkarın ve onu bir reklama dönüştürün.

Portföyünüzü ürün ve hizmet çeşitleriyle doldurun. Ödüllü reklamlarla başlamayın bu sizde çetin bir cevizle karşılaşma hissiyatı oluşturur. Beğendiğiniz bir kaç ürünü seçin, bunlarla ilgili bir dosya oluşturun. Ödül yıllıklarından alınan başarılı reklamlarla ve dergilerden alınan kötü reklamlarla doldurun. Fikir gibi görünen her küçük şeyi not etmeye başlayın. Değiştirmeyin, sadece başlayın.

Ardından birkaç sıkıcı ürün seçin; onları ayıracak hiçbir farklılığın bulunmadığı ürünler. Yapmanız gereken bu ürünleri ilginç hale getirmek.

Hiç kullanmadığınız ve büyük olasılıkla hiç kullanmayacağınız bir ürün için reklam yapmayı deneyebilirsiniz.

Son olarak, ambalajlı bir ürünün kampanyasına göz atın. Bitirdiğiniz vakit portföyünüz; ürünler ve hizmetler üzerinde, yaratıcı ve stratejik düşünme yeteneğinizi göstermeli.

Portföyünüzü oluşturken biraz cesur olun. Kariyernizde, müşteriyi seçmeniz ve stratejiyi yazmanız gereken tek zamandır. Canlı ve stratejik açıdan sade şeylere sahip olmak, fazla ayrıntılı ve sıkıcı reklamlarla dolu makul bir portföyden daha iyidir.

Portföyünüzü tek reklamlık fikirlerle değil, kampanyalarla doldurun. Hemen herkes üzerinde biraz düşünürse doğru dürüst bir başlık yazabilir. Sadece yetenekli reklamcılar, kampanyalar şeklinde düşünebilirler. İçinde beş altı tane iyi kampanya olmadıkça, portföyünüzü göstermeyin.

Sıkıcı ürünler için mükemmel reklamlar yapın.

Değişik müşterilere sahip olmanın yanı sıra portföyünüzde değişik stillere de yer verin. Portföyünüzde sadece başlıklar, sadece görüntüler değil; yapabilidiğiniz her şeyin iyi bir karışımı olmalı.

Eğer reklam yazarlığı görevine talipseniz, portföyünüzde reklam metni örneklerine de yer verin. Her reklam için metne ihtiyacınız yoktur. Sadece birkaç tane.  Sizin sadece reklamlarda değil, sözcüklerde de iyi olduğunuzu bilmem gerekir.

Portföyünüzün görüşünüzünden ziyade içeriğine daha çok yatırım yapın. Yatırımdan kastıma vakit, düşünmek, çalışmak da dahil.

Sevimli özgeçmişler hazırlamayın. Portföyünüz yaratıcılığınızı sergilemeniz gereken yerdir. Özgeçmişiniz kim olduğunuzu söylemeli. Hemen konuya girin, benim işim şudur, bir yazarım ya da yönetmenim, istediğim iş şudur. Deneyimlerim, adresim ve telefon numaram burada. Teşekkür ederim, iyi günler…

Eğer bu alanda çalışan tanıdığınız yoksa, networking kesin olarak yapmanız gereken şeydir. Uzak-yakın her yere, teklifler veya birtakım şeyler göndermek zorundasınız.

Bir reklam yazarı yahut sanat yönetmeniyle telefon ya da posta bağlantısı kurun. Bu işte size yardım etmek isteyecek birçok canayakın ve yardımsever insan vardır. Asıl iş birisini bulmakta.

Risk alın ve çalışmalarını beğendiğiniz birine bir mektup yazın. Diyaloğu başlattığınızda yapılması gereken iki önemli şey vardır. Bir, aldığınız tavsiyeyi ciddi olarak değerlendirin ve adamı sıkmayın; iki, aranızda saygılı bir mesafe bırakın. Bir iki defadan fazla aramayın, bir teşekkür notu gönderin ve ancak portföyünüzde önemli bir gelişme kaydettiğinizde ona tekrar gidin.

Görüşme…

Her görüşmeden evvel ajans hakkında bilgi edinin.
Sadece tek bir müşteriyle başarılı olmuş ajans seçmemeye dikkat edin.
Eğer generalle görüşemiyorsanız teğmenle görüşün.
Görüşmede öylece oturmayın.
İçgüdülerinize güvenin.
Bir görüşünüz olsun.
Küçük işler yapmayı teklif edin.
Elinizde portföyünüzün görüşmeden sonra bırakabileceğiniz küçük bir versiyonunu bulundurun.
Önemli görüşmelerinizi sona saklayın.
Yaratıcı bölüme giremiyorsanız bile ajansa girin.
Teklif ettikleri maaşa göre ajans seçmeyin.
Bulabildiğiniz yerde işe girin ve çok çalışın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here